SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM İÇİN DOĞA DOSTU ÖĞRETİŞİM

Görsel

Dogadaki varliklar olarak ister sehirde olalim ister kirda; hepimiz butunsel bir agin parcalariyiz. Butunsel ag icinde bir anlam kazaniyor ve surdurulebilir oluyoruz. Nasil ki, sozluk icindeki her kelime varligini diger kelimelere borclu, bizler de varligimizi doga dedigimiz buyuk ekoloji sozlugu icersindeki diger varliklara borcluyuz! Aslinda sozlukte bir kelimenin anlami diye bir sey yoktur. Sozluk, kelimelerin birbirleri ile olusturdugu bir butunsel agdir. Kelimeler, bu agdan yalitilamaz! Fakat fabrika tipi okullarimizda birbiri ile iliskileri koparilmis ve teneffuslerinden yalitilmis dersleri ve cocuklari dogal aglarindan parcalayan ve yalitan gorunur ve/ya gorunmez duvarlarla ve o duvarlardan biri olan sinavlarla bolup, solduruyoruz!
Okul disi yasamda hic kimse bir sorunla karsilastiginda o sorunu ve cozum yollarini cevresine sormadan sorusturmadan cozmeye kalkmazken, okulda aynisi kopya muamelesi ile disiplin sucuna giriyor! Gecmisten kalma bilgeligimiz bir elin nesi var iki elin sesi var derken; sanayi tipi okulumuz bunu kopya diye mahkum ediyor; ustelik bize cok ozumuz gibi gelen bilinc bile Stephen Toulmin’a gore baskalariyken! Toulmin’nin İngilizce uzerinden yaptigi bu tespite bakacak olursak, con-sci-ous-ness bilinc demek fakat kelime bilesenlerine bakildiginda “sci” Latince’de bilgi demek, ki bilim anlamina gelen “sci-ence” da ayni kokten gelir. “Con” ise birden fazla bilesen ya da kisi ile yapilan demektir. Bu durumda bilinc, birden fazla kisi ile yapilan kolektif ve hatta belki de anonim bir sey olur! Yani, ben degil; biz olur! Baskalari ile kurulan butunluklu iliskiler uzerinden ben; ben olur! İlginc bir tespit dogrusu! Yani, bilinc denen sey beynimizin icine hapsolmus bireysel bir sey degil; beynimize hem disaridan hem iceriden dogan kolektif bir ag butunlugudur.
Bedenlerimiz de disaridan gelen ve disariya giden canli ve cansiz baskalarinin sayisiz dogaclamasindan olusmakta tipki bilinc gibi… Scientific American’nin Haziran 2012 sayisina gore de insana ait 20,000 ila 25,000 gen calisirken ayni insanin sagligi icin sadece bagirsaklarinda bakteri ve diger mikroorganizmalara ait 3,3 milyon gen calisiyor. Yani, insana ait olan genlerin mikrobiyal genlere orani; binde 7,5 sadece! Bagirsak biyomunda insanin sagligi icin calisan mikrobiyal genlerin orani ise insana ait gorunen genlerin 135 kati! Durum boyleyken, fabrika tipi okullarda kolektif agdan yalitilarak parcalanmis sinav bireyselliginin doruklarinda dolasmak oldukca dusundurucu!
Bir ogrenciyi biyolojik, sosyal ve ekonomik baglamindan yalitmak, sokup almak; bir cicegi topragindan, dalindan kesip almaya benziyor! O cicek; arisi, sinegi, bocegi, suyu, ruzgari, gunesi, cevresindeki diger otu ve gubresi ile var! Buna kisaca ekoloji ya da konteks diyoruz. Yani, baglam! Konteks de İngilizce’de con-text; yani “con” digerleri ile birlikte, “text” de dokuma, baglama anlamindadir. Sozluk baglamindan yalitilmis kelime maalesef var olmayan kelimedir! Metin baglamindan yalitilmis cumle, anlamsal olarak her yere yayilmis ama aslinda belirli hicbir yerde var olmayan cumledir! Bu, tipki fabrika tipi okullarda keskin cizgilerle konularin ve alanlarin bolumlendirilerek yasamin butunluklu baglamindan sokulmesi nedeni ile egitim icerigi ve ogrencilerin her yerde olan; ama hicbir yerde olmayan bir tur otizme suruklenmesi gibidir!
Matematik ve felsefe gibi, fizik ve edebiyat gibi birbiri ile konusmayan otistik dersler, bir anlamda gelecegin birbirini dinlemeyen, empati yoksunu dar alanlarda uzmanlasmis “ben”leri evren kadar otistik bireyleri yaratir. Bu da; gonle, kalbe kor, sadece kar rakamlarindan anlayan ve akil oyunlarinda kaybolmus otistik bir iktisat anlayisi yaratir ki bu akil oyunu surdurulebilir degil; zira her kanat zittiyla ucar! Gonulsuz akil, akilsiz da gonul ucmaz! Bu noktada Nietzsche ve “Tragedya’nın dogusu”nu hatirlayinca, gonul Dionysos; akil ise Appolon gibi geliyor ve bu gonulsuz, kalpsiz; sosyonoral aynalari kirik, kor akil oyunlarinin iktisadi icindeki egitim denen sey, bu durumda cok uzun suren bir parcalanma ve baglamdan kopma sureci oluyor.
Ogrencilerin ve ogretmenlerin integral veya Gestalt zihinleri sonsuzda turevlenip parcalanarak, dogayla olan anlamsal butunlukleri tuz buz edilir! Keske turevlenerek paramparca edilmis zihinlerimizin integrali alinsa ve bu yolla dogayla kaybetmis oldugumuz butunluge tekrar kavussak! Doga dostu ogretisim icin butunu kavrayabilecek akil ve illa ki gonule dogru dogada en temel ogrenme ve ogretme sekli olan ve nice dogumlara neden olan oyunlari “bir agac gibi tek ve hur; bir orman gibi kardescesine” siniflarimizda hep birlikte dogaclasak!
Konu ile ilgili 25 Ocak 2013 Cnet’de yayinlanan MIT Media Lab Baskani Joichi Ito’nun 2013 Davos Zirvesi’nde yaptigi konusma.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: